BEN DE VARIM

 

“Rivayet o ki, Napolyon o ünlü Prusya seferinde zafere ulaşmış, Prusya ordusunu mağlup etmiş, karla kaplı ovada ufka doğru bakmakta.

O sırada, uzaklarda beyazlar ortasında bir şeyin hareket ettiğini fark eder. Dikkatle bakınca, bunun bir Prusya subayı olduğunu anlar. Prusya üniforması giymiş subay tüfeğiyle karda bata-çıka yürümektedir.

Yenilmiş, bitmiş bir ordudan geriye tek başına bir asker!

Adamlarına emir verir Napolyon, Prusyalı askere seslenmeleri için. Fransız askerler bağırırlar; “Her şey bitti. Ordun yenildi. Prusya yok artık!

Prusya subayı önce bir kurşunla cevap verir. Sonrada kurşun kadar şu keskin cevabı yankılanır ovada. “Ben varsam Prusya var.”

 

Sahi yedi milyar içinde artı ben varsam ne var? Artı değer olarak gök kubbenin altında ne bırakabiliyorum. Yedi milyar içinde benim var olmamım bir misyonu olmalı. Sadece kuru bir kalabalığın ortasında nedensiz amaçsız gönderilmiş olamam. Artı ben varsam bir dava, bir değer, bir görev, uğruna fedakârlık yapabileceğim bir şey olmalı. Atabilecek adımlarım olmalı muhakkak. Söyleyecek söz, anlatacak hikâyem olmalı.

 

 

Annemiyim; öyle bir evlat yetiştirmeliyim ki özlenen genç, beklenen neslinde halkası olmalı. Hakkın rızasıyla halka adanmış ömür sürecek neslin taşıyıcısı bir evlat.

Hukukçumuyum; öyle bir hakkaniyet göstermeliyim ki “Avrupa’nın en büyük adalet sarayı burada yükseliyor ”tabelası düşüvermeli aniden olduğu yere.

Öğretmen miyim; öyle bir bakmalıyım ki gençlere, geleceği görüp gözbebeklerinde örnek bir nesil çıkarmalıyım. Vicdanlarını eğiterek inancı, ahlakı, erdemi, yedi milyar içinde artı bir olmanın anlamını öğretmeliyim onlara.

Yazarmıyım; öyle şeyler yazmalıyım ki asırlar sonra bile cümlelerim yolunu kaybetmiş dünyalıya karanlık içinde yakılmış kandil olsun.

Reklamcı mıyım; Hızır (as) kredi reklamında metafor olarak kullanmaktan yüzüm kızarmalı.

Siyasetçimiyim; hakkın rızası için halka hizmet etmeliyim. Koltuğa oturduğumda Sultan Süleyman’ın dediği  gibi “saltanatın baş köşesi yerine, uzletin duvar köşesi senin için dünyada kurtuluştur” sözünü düşünüp o koltuğa hizmet nazarıyla bakmalıyım.

Gençmiyim; üstadın “tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymayı unutma” vasiyetinin ağırlığını hissetmeliyim omuzlarımda. Yaptıklarımla kurtuluşun bende olduğuna inandırmalıyım insanlığı. Yedi milyar içinde bir adım…

Kim var denildiğinde; sağıma, soluma bakmadan “Ben varım demeliyim.”

Uğruna fedakarlık yapabileceğim derdimin, mukaddes mi mukaddes davam olduğunu fark ettirmeliyim.

Bu toprakların kandilleri ile yolumu aydınlatıp ötelere uzanmalıyım. Ufka baktığımda gözlerim kamaşmalı bir zamanlar nice güneşlerin doğduğu bu coğrafyada.

Neslimin ve istikbalimin sorumluluğunu heybeme yükleyip, yola çıkmalı… Adım atmalı…

Evet, evet sefere çıkmalı. Hemen, şimdi, bugün yapmalı.

Derdimi derman eyleyerek yükümü ıssız yollarda da taşımalıyım. Kulak asmamalıyım “hey gidi gençlik ne hallere geldi biz genç iken böyle miydik” sitemlerine. Gençliğe bakıp gençlik yok oldu diyenlere, hayır ben varım demeliyim. İnsanlık sen yok oldun bittin dediğinde; artı bir olarak beni var eden yaratıcıya adanmışçasına, bu topraklara ayak basarak hakikat perdelerini aralamalıyım.

Geçmişimi bilerek sorgulamalıyım kendimi.

Sahi ben kimin torunuyum?

Sahi biz kimin torunuyuz?

Ecdadımın bana bıraktığı mirası düşünerek daha bir sağlam atmalıyım adımlarımı. Bu topraklara atılan tohumların farkına varıp yenilmişliğimin üzerine başaklar çıkarmalıyım.

Bugünün rüzgarına kapılmadan dünyada ki varlığımın, davamın, misyonumun bilinciyle örtülen hakikat perdelerini açabilme cesaretine sahip olmalıyım.

Ve yola çıkmalıyım… Bugünü örnek alan genç  değil bugüne örnek genç olarak. Heybemdeki davam gelmeli aklıma. Gözlerim ufka doğru bakmalı. Beklenen gencin ışıltısı gözlerimi kamaştırırcasına düşmeliyim yola.Bir adım…Bir ayak izi bırakmalıyım orda.Issızlığın kol gezdiği yolda…

Issız yollar korkutmamalı beni. Kulak asmamalıyım senin burada ne işin var diyenlere. Gençliğin filizlerinin bu yollarda atıldığını hissettirmeliyim onlara.

Gencim; yedi milyar içinde artı ben olarak varım, davam, coğrafyamda kaynayan kazanlar, fitillenen ateşler var. Heybemde üstadın  vasiyeti…

Issızlığın kol gezdiği kimsenin uğramadığı duraklarda belki de yalın ayak yürünülen dikenli yollarda adım atmak mümkün. Ve hayal değil.

Biraz sabır, metanet.

Davasını heybesinde küflendirmeden yol alan genç bata çıka geliyor uzak yoldan. Ben de varım diyen bir genç…

 

                                                                                        YASEMİN GÜNEY

                                                                       Marmara Ü. İletişim Fakültesi 3. Sınıf

                                                               Başakşehir Yüksek Öğrenim Kız  Öğrenci Yurdu 1

İstiklal Marşı Belgeseli

Kreşimiz Hizmetinizde

Müjdeli Haber

ŞULE YÜKSEL ŞENLER

YÜKSEK ÖĞRETİM KIZ

ÖĞRENCİ YURDUMUZ

 ÜMRANİYE' DE AÇILDI.


Anasayfa Duzenini Sifirla